Mobbing, iş yerinde bir veya birden fazla kişi tarafından, başka bir kişiye yönelik sistematik, kasıtlı ve düşmanca davranışlar bütünüdür. Psikolojik taciz, yıldırma, bezdirme olarak da adlandırılır. Mobbing, mağdurun iş performansını, psikolojik sağlığını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkiler.
Kelime kökeni İngilizce "mob" (çete, topluluk) kelimesinden gelir. İş yerinde bir grup insanın bir kişiyi hedef alması anlamını taşır. Ancak mobbing tek bir kişi tarafından da uygulanabilir.
Mobbingin Unsurları
- Sistematiklik: Davranışlar belirli bir süre boyunca düzenli olarak tekrarlanır. Bir kerelik bir olay mobbing sayılmaz.
- Kasıtlılık: Davranışlar bilinçli ve kötü niyetle yapılır.
- Düşmanca niyet: Amaç mağduru yıldırmak, işten soğutmak veya pasifize etmektir.
- Süreklilik: Mobbing haftalar, aylar hatta yıllar sürebilir.
Hukuki Boyut
Türk hukuk sisteminde mobbing doğrudan tanımlanmamış olsa da Anayasa'nın 10. (eşitlik), 12. (temel haklar), 17. (kişi dokunulmazlığı) ve 49. (çalışma hakkı) maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi (işverenin koruma yükümlülüğü) ve İş Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri (haklı fesih) kapsamında değerlendirilir.
2011 yılında Başbakanlık genelgesi, 2025 yılında ise Cumhurbaşkanlığı'nın "İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi" genelgesi yayımlanmıştır. Bu genelge ile mobbing temel hak ihlali olarak tanımlanmış, işveren ve yöneticilere sorumluluklar yüklenmiştir.
MEYAD Genel Başkanı İsmail Akgün, mobbingi "çalışma hayatının vebası" olarak tanımlar ve müdahale edilmediğinde tüm kurumu sarabileceğini vurgular.
